Geleneksel Türk madencilik geleneğinde mumluklar, evin en değerli köşelerine yerleştirilen statü objeleri olarak değer görürdü. Bu set, o anlayışı çağdaş bir minimalizme taşımak için tasarlandı. Her bir parça bağımsız kullanılabildiği gibi, üçü bir arada kullanıldığında hiyerarşik bir ritim oluşturur. Pirinç yüzey, zamana bırakılarak patina almasına izin verilmiş; bu da her setin kendine özgü bir eskime karakteri geliştirmesini sağlar.
Farklı yüksekliklerde (18–28–38 cm) üç parçalı pirinç mumluk seti. Silindirik gövde, çan biçimli hazne ve yuvarlak taban her üç boyutu birbirine bağlayan tutarlı bir dil oluşturur.